İrtibatı Koparmayalım!
karda gezip izini belli etmemek deyimi
Kimsenin sezemeyeceği biçimde gizli bir iş çevirmek, uygunsuz işler yapmak.?Onun ne biçim bir insan olduğunu bana sorun; o, karda gezer izini belli etmez biridir.?
- fikri şaşmak
- darda boğmak
- dümen kırmak
- arkasında dolaşmak
- akar kokar
- kambersiz düğün olmaz
- sağır sultan bile duydu
- sıkıntı çekmek
- fosur fosur içmek
- gözlerinde şimşekler çakmak
- çarıklı diplomat
- başlı başına
- el benden, sebep Allah'tan
- canı sıkılmak
- ananın örekesi
- canlı yayın
- göz göre göre
- arına gitmek
- alet olmak
- götü yere yakın
- boy vermek
- elden ayaktan kesilmek
- dönüm noktası
- yedi iklim dört bucak
- bağrını delmek
- borcunu bilmek
- pabucunu ters giydirmek
- gözlerini oymak
- aptala malum olur
- uzun sözün kısası
- falan feşmekan
- felfelek sokmak
- yüreği ezilmek
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
Kimsenin sezemeyeceği biçimde gizli bir iş çevirmek, uygunsuz işler yapmak.?Onun ne biçim bir insan olduğunu bana sorun; o, karda gezer izini belli etmez biridir.?
(1) az bir süre, kısa bir zaman. örnek: Bir ara sesler kesilmişti. (2) bir fırsat düşünce, işler arasında. örnek: Bir ara onu da yaparız. (3) geçmişte bir zaman. örnek: Bir ara gazetecilik de yapmıştı.
söz konusu kimsenin gittikten sonra uzun bir süre geçtiği halde dönmediğini anlatır, örnek: Benden borç aldı gitti, gidiş o gidiş!
bütün bilgisini, sözünü ya da varlığını tüketmek, her şeyini bitirmek, harcamak.
(1) rahat düşünemez olmak, sersemlemek. (2) bir işin oluş, gidiş biçiminden kötü bir şey sezinleyerek kuşkulanıp huzuru kaçmak.
pek belli olmayan, çok az seçilebilen, güçlükle duyulabilen, varlığı çok az duyumsanan. örnek: Gece belli belirsiz bir yağmur var sanmıştım, oysa bayağı yağmış.
yaşlanmak, yaşlılık yüzünden ya da sağlığının tümüyle bozulması nedeniyle çalışacak, yürüyecek gücü kalmamak, örnek: İnsan elden ayaktan düşeceği günleri de düşünmeli.
ona buna sataşarak basma iş açma, kendisi için tehlikeli olacak bir durum yaratma yolunda olmak. örnek: İki gündür bela aramaktaydı, sonunda buldu belasını!
çok şaşılacak bir durumla karşılaşılınca ya da çok şaşırtıcı bir şey duyulunca söylenir.
çok sevinçli, çok mutlu (kimse). örnek: Dün onu gördüm, çocuğu olmuş, ağzı kulaklarındaydı.
(1) apaçık bir biçimde, belli ve apaçık olarak, çok açık olduğu halde. örnek: Onu göz göre göre hasta ettik. (2) herkesin gözleri önünde, herkes bakarken, görürken, örnek: Göz göre göre adam kaçırılır mı?
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.